Türkiye İş Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği(İMDER) Genel Sekreteri Faruk Aksoy, Forklift sektörü göz önünde bulundurulduğunda satışların ekonomik krizde 10 bin 500’li rakamlardan 4 binli rakamlara kadar gerilediğine işaret ederek, “Biz bunun 6 bin 8 bin sonra da 10 binli rakamlara çıkmasını bekliyoruz. 10 binli rakamların da 3 sene boyunca düşmemesini umut ediyoruz. Türkiye’nin ihracat ve yatırım sahasında dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasında ilk üçte yer alıyor. Bizim için ümit verici bir unsur” diye konuşuyor.
Türkiye İş, İnşaat ekipmanları ve makineleri sektöründe yaklaşık 550 firma ile 100 firmaya yakın imalatçı bulunduğu bilgisini veren Aksoy, tüm sektörün iş makineleri ihtiyacının % 80’inin distribütör, % 20’sinin ise imalatçı firmalar tarafından karşılandığına işaret ediyor. İMDER Üyesi distribütör firmaların yatırımlarını, ürün tedarik, satış, satış sonrası hizmetler, yedek parça stoku ve müşteri memnuniyeti üzerine yoğunlaştırarak, yatırımcıların ve ülke ekonomisinin hizmeti için çalıştıklarına değinen Aksoy, “15,500 civarında kişi sektörde istihdam ediliyor. 2007 yılı itibari ile 941 milyon USD ihracat, 1,6 Milyar USD’ye yakın tüm sektörün yatırım, ortalama 2007 rakamları ile 4,6 Milyar USD yakın yıllık ciro gerçekleşiyor. Dünya İş Makineleri pazarı büyüklüğü (yeni/sıfır makina satışı) ortalama yıllık 95 Milyar USD, topyekûn pazar ise 200 milyar USD’nin üzerinde seyrediyor” açıklamasını yapıyor.
“Üyelerimizin yatırımları artarak devam ediyor”
Kısa adı İMDER olan Türkiye İş Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği’nin 90 farklı markanın, 200 çeşit ürününün Türkiye’de İmalatını ve Distribütörlüğünü yapan, sektörde önde gelen ve Türkiye’nin en büyük Holdinglerinin kuruluşları olan 9 firma tarafından 14 Mart 2002 tarihinde resmi olarak kurulduğunu kaydeden Aksoy, “Yaklaşık 66 yıllık tamamen yatırma yönelik faaliyet gösteren, İş makineleri ve inşaat ekipmanları Sektöründe, eksikliği hissedilen bir boşluğu İMDER doldurmayı amaçlayarak faaliyetlerine başladı. Türkiye'de ekonominin yapı taşlarından biri olan ve Ülke gelişimi göstergesi olarak kabul edilen, İş makineleri Sektörünün İlk ve tek derneği olması nedeni ile İMDER Yönetim Kurulunun üzerine ağır yükler biniyor. Tamamen yatırımlara yönelik faaliyet ve hizmet veren İş ve İnşaat ekipmanları ve makineleri sektörü TÜRKİYE ekonomisinin yaklaşık % 2’sini oluşturuyor. İMDER üyesi kuruluşlar tüm Türkiye’de 7 ayrı coğrafi bölgede yerleşik bölge müdürlükleri, bayi, servis ve yedek parça ağı ile tüm müşteri ve kullanıcılarına en kısa sürede destek ve hizmet sağlıyorlar. Bu doğrultuda üyelerimizin yatırımları her geçen gün artarak devam ediyor” diyor.
İnşaatın yüzde 30’u İş Makineleri
Türkiye’nin genel yatırımlarının yaklaşık yüzde ellisini inşaat sektörü yatırımlarının oluşturduğuna değinen Aksoy, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sektörün sağladığı iş imkanı, iş gücü sayısı ve ekonomide yarattığı katma değer göz önüne alındığında, Türk ekonomisinin lokomotif sektörü olarak adlandırılıyor. İş makineleri ise bu sektördeki firmalar için büyük öneme sahip. Genel inşaat, tarım, ormancılık, endüstriyel tüm alanlarda, madencilik, ağır imalat, taş/kum ve mermer işleri, katı atık gibi bir çok iş kolunda kullanılan iş makineleri, ülkemizin imarı ve gelişmesinde önemli bir rol oynuyor. Tüm inşaat sektörünün % 30’unu İş Makineleri sektörü oluşturuyor.”
“Ar-Ge yüzde 60 büyüdü”
AR-GE’nin önemine de değinen Aksoy, “Bütün sektörlerimiz için Ar-Ge çok önemli yer tutmaktadır. Çok maliyet yüklediği için firmalara Ar-Ge’yi kuruluş aşamasında ürün geliştirirken kullanmaktalar ancak bundan sonra devamlılığı sağlayamıyorlar. Ar-ge çalışmaları bütün sektörler için istenilen seviyede maalesef değil. Bunun için çalışmalarımızı ve dünyadaki yenilikleri üyelere duyuruyoruz. TUBİTAK, Sanayi Bakanlığı ve Ar-Ge’ye destek sağlayan kuruluşlar ile çalışmalarını devam ettiren kuruluşlar var. Yükleme kaldırma vinç gibi sektörlerde ciddi manada Ar-Ge çalışmalarına ihtiyaç var. Bu da maliyetleri etkiliyor. Maliyetleri de firmalarımız müşterilerine yansıtmamak için kendi özsermayelerinden ciddi miktarda fedakarlıkta bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde üyemiz olan bir firma, sadece bir ürünün tonajını değiştirmek için 2 milyon dolarlık Ar-Ge çalışması yaptı. Bu parayı da en az 3-5 sene için getirisini alabilecekler. Firmaların çalışmalarını 15-20 çeşit ürün üzerinde yapmak durumunda olduğu düşünülürse bu da ciddi manada yük oluyor. Bu yükün ne kadarının maddi yükünün firma tarafından karşılanacağı bilinmiyor. Dolayısıyla devletin vereceği Ar-Ge destekleri çok önemli. Devlet sadece 50 ve üzeri kişi çalıştığı zaman Ar-Ge desteği veriyor. Ar-Ge çalışmaları ciddi son 5 yılda baktığımızda önceki senelere göre yüzde 60 oranında büyüme sergiledi. Artık Türk makine sektörü yenilenmeye ve inovasyona önem veriyor” diye konuşuyor.
“En önemli sorun eğitim”
Faruk Aksoy, sektördeki sorunlarla ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yapıyor: “En önemli sorunlarımızdan bir tanesi eğitimle ilgili. İşsizlik oranı düşse de kalifiye eleman ihtiyacı ciddi manada artıyor. Sektörde görüştüğümüz kişiler ve aynı amanda distribütör üyelerle görüştüğümüzde bu konularda sıkıntı yaşandığını gözlemliyoruz. İSDER olarak eğitim komitesi oluşturduk. Haydarpaşa Meslek Lisesi’nde iş makineleri bölümünde 200’e yakın öğrencimizi İngilizce bilen teknik eleman olarak yetiştiriyoruz. 1.6 milyon dolarlık yatırım yaparak çok güzel ve Türkiye’deki en kapasiteli okullardan birini inşa ettirdik. Ankara, Adana, Bartın, Zonguldak Ereğli’de iş makineleri konusunda meslek liselerinde eğitim verilmesi konusunda öğrenci yetiştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca operatör ve makine kullanıcılarını da eğitmekteyiz. Eğitim bizim için bir numaralı meseledir. Sektördeki etik rekabeti maalesef kriz şartları sıkıntıya sokuyor. Etik kuralları en üst seviyeye çıkartmayı hedefliyoruz. Sektörün seviyesini en üst seviyeye çıkartmaya çalışıyoruz. Sektörümüzün veri alışverişinde sıkıntı mevcuttu. Biz bu sorunla ilgili online program oluşturduk. Satış adetlerinin veri paylaşımının sistemi sayesinde ne kadar iş makinelerinin satıldığını takip edebiliyoruz. Üyelerimiz 3 gün içinde server’dan girerek bütün Türkiye ile ilgili verileri görebilmekteler. Yatırımlar için sektörün yapacağı bütün parasal faaliyetler açısından istatistik veri oluşturuyor. Ne kadar istatistik veriye sahipseniz işlemlerinizi yürütebilirsiniz. Önemli bir sıkıntı ve sorunu bu şekilde aşmaya çalıştık. Aynı zamanda sektörde bütün satış yapılan istif makine ve iş makinelerinin tescillerinin yapılması ve ruhsatlarının çıkması gerekiyor. İMDER olarak online program oluşturduk ve satış adetlerini veri işleme sistemi sayesinde takip edebiliyoruz. Üyelerimiz 3 gün içinde verileri online olarak kendi serverlerinden alarak çalışmalarını yürütüyorlar.”
“FEM fırsatını iyi değerlendirdik”
FEM kongresinin kendileri ve İSDER için çok önemli bir fırsat olduğunun altını çizen Aksoy, “Biz de bunları değerlendirdiğimizi düşünüyoruz. 220 kişinin katıldığı en üst bürokrasinin temsil edildiği çok ciddi bir organizasyon gerçekleştirdik” değerlendirmesini yapıyor.
“Logistic 2011 Fuarı’nı kasım ayı içinde açıklayacağız”
TÜYAP ile son görüşmeler neticesinde Logistic 2011 Fuarı’nı kasım ayı içinde açıklayacaklarını hatırlatan Aksoy, “İstif makineleri, kaldırma ekipmanları, vinç ekipmanları ile ilgili karar verildi. Biz de bunu imza töreni ile duyurmayı planlıyoruz. Fuarın uluslar arası niteliğe sahip olması ile ilgili Çin ile temasa geçtik. Aynı zamanda Avrupa’daki 22 dernek ile görüşüyoruz. Bölgenin ve Avrasya’nın en önemli fuarını İSDER olarak yapmayı planlıyoruz. Bu fuarın duyurusunu kasım ayı içinde imza töreni ile yapacağız” diyor.
Sinan SAYGI-LOJİPORT





.jpg)