• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

% 3. 93’lük sektör ve yöneticilik

Osan Başta

Bu nasıl bir başlık? %3. 93 bu nasıl bir rakam? Bu başlık Gümrük Müşavirliği mesleğinin hakkı olan 2013’ten 2014’e geçişteki uygulanacak ASGARİ ÜCRET ARTIŞI. Kim karar verdi ? Gümrük Müsteşarlığı. Yetkisi var mı? YOK. . .  E nasıl oluyor. Burası Türkiye… Evet burası TÜRKİYE !!! Köküne kadar kendinden menkul. Hiç bir norma, hiçbir kurala ve kalıba uymuyor. Yıllık artış ortalama 3 TL EVET HEPSİ BU. Maliyet artışı kümülatif %23. kimin umrunda? Yetti ne çok soru varmış. Bu karar 08. 01. 2014 tarihinde yayınlandı. Gümrük Müşavirleri Derneklerinin ortak imzasi ile. Yani beş dernek. Bir sürü kıyas ve kıstasları sıralayarak, yaptıkları çalışma ile ne kadar olması gerektiğini ve isteklerini ifade etmişler. Sadece onaylama mercii olan Gümrük Müsteşarlığına. Sadece onay hakkı olan o yüksek yer de, hayır siz %3. 93 artışa hakkınız var ve ben bunu ilan ediyorum diyerek mührü basmış durumda. Bugüne kadar özellikle bekledim. Bir gelişme olacak mı diye. Hiçbir şey yok. Tas aynı, hamam aynı, bir de su olsa değmeyin zevkime. Ama su yok. Musluktan tissssss.   sesi geliyor. Şimdi İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği olağan genel kurul yapacağını ilan ettiği için zaman bitti diye yazıyorum. Yıllardır genel kurullar dahil her yerde bağımsız olunmaz ise kararı başkaları alır diye yırtınmıştım. Dernek Tüzüğü değişmeli çünkü amir hüküm gereği Müsteşarlığa bağlı ve onayına muhtaçlık var. Adı dernekse, dernekler kanuna bağlı olunmalı deyip durmuştum. Kulaklara girmedi. Kıyısından köşesinden haklı haksız gerekçeler sıralanıp hep kaçıldı. Sadece yakarma ve yakınma durumu.  Sonuç ;  (üç)  3 TL'lik değer biçimi. Serbest piyasaya geçeli otuz küsur yıl oldu. Piyasalar işin değerini ortaya koyar denilmişti. Bazen öyle de olduğu vakaa. Çoğunlukta rekabet adı altında boğuşma ve yıkımlar yaşandı. Çünkü serbest derken her şey serbest oldu. Eskiden bir hikaye anlatılırdı. Avrupalılar "biz Osmanlıyı yıkamıyoruz acaba neden, bir araştıralım diyerek, bir heyet yollamışlar. Heyet bir sürü görüşme ve toplantı sonrası, bir de esnafı inceleyelim bakalım demiş.  O zaman asıl ticaret Mısır Çarşısı etrafında yapıldığından,  sabahın erken saatinde çarşıya gitmişler. İlk esnafa  bir okka elma, iki okka partakal, bir okka un bir okka şeker ver demişler. Esnaf Siftah diyerek sarmaya başlamış. Tekrar bir okka fındık ver dediklerinde esnaf" onu yan komşudan alın" demiş. Tabi şaşıran heyet sende var neden sen vermiyorsun deyince"ben siftahımı yaptım, komşum yapmadı, ondan alın" demiş. Heyet akşam bir araya gelince bu durumu konuşup "bir birine bağlı ve ticaret namusuna sahip bu ülkeyi yıkamayız" demişler. Kıssadan hisse. Daha çok değil 1980’li yıllara kadar çek, senet sepet olmadan her türlü ticaret bir sözle yapılırdı. Bire bir yıllarca yaşadım. Şimdi dolandırıcılık çeke senede dayanmış durumda. Adı da voli vurmak. Namussuzluk serbest piyasa şartlarını vurdu. Gelelim meseleye. Sektörde iflaslar, şirket kapatmalar ve her türlü yakınmalar hatta kasadan harcadığı bile tahsil edememelerle boğuşuyor.  Sözün bittiği noktadayız. Sadece 3 TL zamla bu ekonomik şartlarda her türlü sorumluluk ve tehlikeye imza atarak, ne kadar dayanılır bilemem. Bildiğim şey ise artık bu değirmenin dönmediği. En büyük zarara da LOJİSTİK şirketleri sebep oluyor. Ellerinde bu asgari ücret tarifesi ile kapı kapı dolaşıp, YASAL OLMAMASINA RAĞMEN biz daha aza yaparız diye şirket çalma yoluna gidiyorlar ve onlara bağlı çalışan Gümrük Müşavirlerinin sebep olduğu  KUMPAS  yaşanıyor. Dost kazığı, kardeş kazığı. Ne derseniz deyin. Gerçek bu. Asıl kabahat gene idare edenlerde. Cesur olarak kendi kararlarını alabilmenin yöntemini ve adımını atmaları gerekliydi . Hiç bir grup bu işe kalkışamadı. Hep sığındıkları bakın bu kadar mücadele ettik, bu kadar anlattık ve yazdık sığıntısı oldu. Sonuç yıkım. Şimdi gene genel kurulda aday olacak guruplar ortaya dökülecek. Şimdiden ilan ediyorum. Gene kimse cesaretli olmayacak ve yıkılmaya devam. Ayrıca ilan etmem gereken bir husus daha var. Dernekler aidatlar ve bazı faaliyetleri ile para bularak ayakta kalabilirler. Bu toplum da sivil toplum örgütlüğü bilinmediği ve istenmediği için hep eller cebe. Özellikle aidatlarını ödemeyen üyelere belki seçme/seçilme hakkının dışında hiçbir yaptırım gücü kalmayınca, kapılarına kilit vurma zamanı geldi çattı. İcraya veremezsin, zorla alamazsın, her türlü evrak alma vermeleri bedavaya yapmak zorundasın. Ee kim aidat ödemek ister ? İşte derneklerin geldiği nokta Hadi ayakta kalın bakalım. (danıştay ve müsteşarlık kararları) Bari dernek binasında kumar oynatma izni alsalar. Zaten yasal çerçevede yaşam ortadan kalkmış durumda. Genel kurul için ne diyebilirim ki. Altı Kavak üstü  Şişhane. . Üç kuruşluk zam şahane.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Loji Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 - 251 8670 - 0212 872 9096